4/11/2008 · Kategori: ciddi ciddi

Göğe Çakılmak

Biraz kıyıdan bakınca görünen çok şey var. Gördüğünü sananların yanılgısı da buna dahil. Belki ben de dahilim buna. Fakat aynı görüntüye baktığımız insanların tertemiz gördüğü “şey”deki çapakları, su değmemişliği gördüğümde bunun devam etmemesi için gözlerimi kapatmak yerine ovuşturuyorum. İnanın her şey daha berrak. Tüm çirkinliğiyle. Gözlerim de çirkinleşiyor. Hani bir cüretle söylenmiş şeyler var ya “arınırken kirletmek” babından. Aklım almıyor. Kime yamansam da kurtulsam göğe çakılmaktan?

Kimseye yamanmak değil mesele, göz önündeki ittifaklarla gizil anlaşmalar arasında fark yok çünkü. Ne bir davette ne de bir def edişte yokum. Sinsice ve iflah olmaz bir kötülük, çadırıma dalarsa ancak kısa bir süre için orada kalabilir. Yine de o çirkeflik içerdeyken çadırdan dışarı çıkmak hiç de aptalca değil. Çadır sınırsız büyüklükte olsa bile. O çadır namevcut bir gökyüzünde açılmış olsa bile.

Ama namevcut bir gökyüzü için elimizde avucumuzda ne varsa vermişsek, onu kolay kolay terk etmemeliyiz. İçinde top koşturup, çember çevirdiğimiz, çatısına bağdaş kurduğumuz o göksel tahttan bizi kim indirebilir? O bulutsu sarhoşluğu peşimizdeki her açgözlünün, her menfaatperestin suratına çalmalıyız. “Burası benim gökyüzüm, hadi naş!!” diyebildiğimiz surece bizi özgür kılacak bir gökyüzü bu.

Yine de kimse kimseyi sahip olduğu gökyüzünden çıkaramaz. Kimse de beni bu baş döndürücü göğümden kovamaz. Onun çatısını ben çatmışım, bir kulübe ya da bir gökdelen kurmuşum, kime ne? Pencerelerini aşkla bağlı olduğum genişlikte açtıysam, içeriye kimseyi almamışsam kime ne? Sizin göğünüze, her gün üstüne nur yağan evlerinize sığamamışsam da beni kurban edemeyeceksiniz, şer dillerinize dolayıp ruh hastalıklarınızın hasadını bu gökten biçemezsiniz.

Herkesin göğü kendine, hadi naş!

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

31/5/2008 · Kategori: ciddi ciddi

Cevab Veremedi

"Nerede tükettin ömrünü? Bir hareketin hatırası, bir tutkunun işareti, bir maceranın parıltısı, güzel ve firari bir cinnet – geçmişinde bunların hiçbiri yok; hiçbir sayıklama senin ismini taşımıyor, seni hiçbir zaaf onurlandırmıyor. İz bırakmadan kayıp gittin; senin rüyan neydi peki?"


       "Kökeninde aldatıcı ve yıkıma mahkûm olmayan hiçbir 'yeni' hayat görmedim şimdiye kadar. Her insanın zaman içinde ilerleyip bunaltılı bir geviş getirmeyle kendini tecrit ettiğini, yenilenme niyetine de ümitlerinin beklenmedik yüz buruşturmasıyla karşılaşıp kendi içine düştüğünü gördüm."

                                                         – E. M. Cioran

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

13/5/2008 · Kategori: ciddi ciddi

Çok Yaşa Sen Doris Lessing!

 

Toprağı bol olsun, Eliot Dede boşuna söylememiş:

"Nobel, kişinin mezarına bilet kesmektir. O'nu aldıktan sonra kimse bir şey üretememiştir."

 

İran doğumlu, İngiliz asıllı; "Altın Defter", "Türkü Söylüyor Otlar", "Siyah Madonna", "Canopus Arşivleri", "Terörist" gibi Türkçe’ye de çevrilen romanların yazarı Doris Lessing, 2007 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanmış ve 106 yıllık Nobel tarihinde bu ödülü alan 11. kadın yazar olmuştu.

Fakat 88 yaşındaki Lessing’e hayatının en zor günlerini bu ödül yaşatmış gibi görünüyor. Nobel ödülü kazanmanın “tam bir felaket” olduğunu söylemiş Lessing.

Lessing, bir radyoya verdiği demeçte, artan medya ilgisinin roman yazmasını neredeyse imkansız hale getirdiğini, roman yazmayı muhtemelen tümüyle bırakacağını anlattı.

Nobel’i kazandığından beri sürekli talepler olduğundan yakınan ve "Tüm yaptığım demeç vermek, fotoğraf çekimi için zaman harcamak" diyen Lessing, yazı konusundaki soruya "Durdu, daha fazla enerjim yok" cevabını verdi.

Lessing, kendisinden daha gençlere "sonsuzluğa sahipmişsiniz gibi hayal etmeyin" demesinin nedeninin de bu olduğunu vurgulayarak, "Sahipken onu kullanın çünkü gidecek, bir deliğe akan su gibi kayacak" dedi.

 

Yani o saçları değirmende ağartmamış Doris Teyze belli ki.

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

25/4/2008 · Kategori: ciddi ciddi

YEr yER

* Aslı Serin, Bu Benim.Zip adlı kitabıyla “2007’nin En İyi İlk Şiir Kitabı” soruşturmasıyla  Arkadaş Zekâi Özger şiir ödülünü kazandı.  

 

* Gülce Başer’in Bir Delinin Gülcesi ( Yasakmeyve yay.) ve Mehmet Öztek’in Ben Google Değilim (Pan Yay.)  üç harften oluşan ve son günlerin beğendiğim kitap isimlerinden.

 

* Evet, bu ayın en iyi şiiri Ahmet Güntan ’ın  “Hayır” şiiri. (Heves, 17)

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!